YÜKLENİYOR
SODEMSEN Toplu İş Sözleşmesi Avukatı Harika Ecem Değirmenci “Döviz cinsinden ve dövize endeksli sözleşmeler” üzerine yazdı.
1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun, kanunun yürürlük amacıyla bağlantılı olarak yürütme organına sınırsız ve çok geniş kapsamlı yetki vermiştir. Kanunun 1. maddesinde yürütmeye verilen geniş ve sınırsız yetki tartışmalı bir şekilde de olsa günümüze kadar kullanılmıştır. Cumhurbaşkanı kararı ve bakanlığın 2018-32/51 ve 2018-32/52 numaralı tebliğleriyle döviz cinsinden veya dövize endeksli sözleşmelere sınırlama getirilmektedir. Yürütmenin, ekonomik ve sosyal haklara, özgürlüklere yönelik düzenleme yapması, devletin ekonomik hayata müdahalesinin bir sonucudur. Sözleşme özgürlüğü, sözleşmenin eşit konumunda olmayan güçsüz tarafın korunması amacıyla sınırlanabildiği gibi, sözleşme dışındaki üçüncü kişilerin ve toplumun korunması amacıyla da sınırlandırılabilmektedir. Dolayısıyla ekonomik kamu düzeninin sağlanması açısından da sözleşme özgürlüğü sınırlanabilecektir. Döviz cinsinden veya dövize endeksli sözleşme yapma özgürlüğünün sınırlandırılmasının amaçlarını bu kapsamda değerlendirmek gerekmektedir. Ancak sınırlandırmaya sevk eden amaçlar kamuoyuyla net olarak paylaşılmamıştır (Mutlu Kağıtcıoğlu, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi). Sözleşme yapma özgürlüğünün sınırlandırılmasıyla ekonomik kamu düzeninin sağlanması, piyasadaki aksaklıklarının ve olumsuz ekonomik etkilerin önlenmesi arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğu belirsizdir. Konuyla ilgili belirli olan husus, döviz cinsinden veya dövize endeksli sözleşmelere yönelik sınırlamanın, yürütmenin düzenleyici işlemleriyle yapılmasının Anayasa’ya uygun bir yöntem olmadığıdır. Yürütmenin ekonomik kamu düzeni alanındaki düzenleme yetkisinin kaynağı doğrudan Anayasa’dır. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle ilgili tartışmaları bir kenara bırakacak olursak, asli bir yetkiye sahip olmasının düşünülemeyeceği yürütme organının düzenleme yetkisinin kanunla belirlenmesi gerekmektedir. Oysa, döviz cinsinden veya dövize endeksli sözleşme yapma özgürlüğünün sınırlandırılması, Anayasa’nın 13. maddesi gereğince kanunla yapılmadığı gibi, yürürlüğe konulan karar ve tebliğlerle yürütme organının yetkisi asli yetki olmuştur ve Anayasa’nın öngörmediği bir erk karmaşası doğurmuştur. Yürütmenin düzenleyici işlemleriyle sözleşme özgürlüğüne müdahalesindeki en temel sorun, 1567 sayılı kanunun 1. maddesidir. Dolayısıyla döviz cinsinden veya dövize endeksli sözleşme yapma özgürlüğüne müdahale eden düzenleyici işlemler, kanunun öngörüsüne uygundur, ancak Anayasa’ya aykırıdır. Bu nedenle döviz cinsinden veya dövize endeksli sözleşme yapma özgürlüğünün sınırlandırılmasına ilişkin tartışmalar eşliğinde 1567 sayılı kanunun, kanun koyucu tarafından tekrar gözden geçirilmesi, yürütme organına verilen yetkilerin sınırlarının kanunla çizilmesi, sözleşme özgürlüğüne müdahale sebebiyle menfaati ihlal edilenlerin de somut norm denetimi yolunu işletmesi, 1567 sayılı kanunun 1. maddesinin Anayasa Mahkemesi’ne tekrar taşınması gerektiği düşüncesindeyiz.
*(Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XXIV, Y. 2020, Sa. 3 299)