YÜKLENİYOR
Işık Üniversitesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuran Zeren Gülersoy Belediye Gazetesi’ne değerlendirmelerde bulundu.
Kentsel bellek, tasarım ve mimari arasındaki ilişki neden önemlidir? Kentsel mekânlara yüklenen anlam ve mekânların kullanım şekli değiştikçe tasarım-bellek ilişkisi nasıl farklılaşır?
NURAN ZEREN GÜLERSOY: Bellek, yaşanılan olayları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli bir biçimde zihinde saklama gücü olarak tanımlanır. İnsanda, hafıza olarak da ifade edilir. Kentsel bellek ise, tarihsel gelişim süreci içinde kent mekânındaki değişimin, dönüşümün, toplumsal olayların kentte ve kentte yaşayanlar üzerinde bıraktığı algıya dayalı izler şeklinde tanımlanır. Kentsel bellek de kentin hafızasıdır. Kentlerin yaşayan organizmalar olması nedeniyle kent belleği de dinamiktir, sürekli değişir ve yenilenir.
Kentsel belleğin oluşumunda üç temel etmenden söz edilir: Tarihsel süreç içinde gelişen kentsel mekân, deneyim alanı, kentte yaşayan ya da kenti ziyaret edenler, deneyimleyenler. Kentsel yaşam ise, deneyim olarak tarif edilir. Kentsel bellek, bu üç etmenin bileşimi, karşılıklı etkileşimidir. Kentsel belleği oluşturan belirleyicilerin başında doğal çevre gelir. Bir kentin topografik ve jeolojik yapısı, konumu, deniz kıyısında, vadide, yamaçta, tepede, bir nehrin iki kıyısında kurulmuş olması, iklimi, çok soğuk ya da çok sıcak olması, rüzgârı, bitki örtüsü hafızada yer eder.
Kent belleğini oluşturan temel belirleyicilerden biri de yapılı çevre olarak tanımlanan kentsel mekânlardır. Yapılar, sokaklar, meydanlar, yeşil alanlar ve kamusal kullanımlar kentsel mekânı oluşturur. Kentin her parçası, kent bütününden kent mobilyasına, telefon kulübesine kadar kent belleği içinde yer alır. Kentin tarihsel geçmişi, anıtsal yapıları, geleneksel yapı tarzı, yapı malzemesi, binaların yüksekliği önemlidir. Kentsel mekânların yüklendikleri işlevler de kent belleğinde önemli yer tutar. Anıtsal yapılar, park, okul, hastane, bakırcılar çarşısı, balık pazarı gibi. Önemli toplumsal olaylar da kentsel bellek üzerinde rol oynar. Örneğin, Taksim Meydanı’nda tarihsel süreç içinde yaşanan toplumsal olaylara farklı zamanlarda farklı anlamlar yüklenmiştir. Kentsel tasarım ürünü olan kentsel mekânlar ve mimari yapıtlar kent belleğini oluştururken, kentin geleceğini ve yeni mimari ürünlerini de etkiler. Kente yeni eklenen/eklenecek mekânların, yeni yapılanmaların kentin hafızasında iz bırakan geleneksel ve özgün yapısına uyum sağlaması beklenir. Kentsel mekânlara yüklenen anlam ve mekânların kullanım şekli değiştikçe tasarım-bellek ilişkisinde eski hafızanın tümüyle yok edilmemesi, eskiden izler bırakılarak yeni kullanımın ek bir katman olarak tasarlanması tüm dünyada benimsenen bir yoldur.
Kent kimliğinin oluşumunda doğal/yapılı çevre, toplumsal ve kültürel değişim süreci etkili midir? Özellikle kolektif bellek mekânlarının gelecek nesillere aktarılması için temsili kent imgeleri dönüştürülürken dikkat edilmesi gereken unsurlar nelerdir?
NURAN ZEREN GÜLERSOY: Kimlik, bir objenin diğer objelerden farklı ve özgün olma durumu olarak tanımlanır. Kent kimliği, bir kenti diğerlerinden ayıran, tekilleştiren, ona özgü değerler kazandıran özel niteliklerdir. Bu özel niteliklerin oluşumunu ve gelişimini yönlendiren bazı etkenler vardır. Bu etkenler, çevresel kimlik ve toplumsal kimlik başlıklarında toplanabilir. Çevresel kimlik, yerleşmenin oluşmasında etkili olan doğal ve yapma çevre özellikleridir. Toplumsal kimlik ise, yerleşmenin sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel yapısıdır. Çevresel kimlik içinde yer alan doğal çevre özellikleri, coğrafi konum, iklim, jeolojik yapı, topografya, doğal bitki örtüsüdür. Doğal çevre, insan eli değmeden doğal bir şekilde oluşan, insanların yaşam koşullarını etkileyen unsurların tümüdür. Doğal çevre bileşenleri, tüm yapay çevre bileşenlerini de etkilemektedir. Bu nedenle doğal çevre özellikleri, yerleşmenin özgün kimliğinin oluşmasında en önemli etkendir. Doğal olaylar, afetler sonucunda meydana gelen yıkımlar mevcut kentsel kimliğin hasar görmesine neden olabilir. Doğal olaylar sonucunda yeni bir kentsel kimlik de oluşabilir. İnsan eliyle doğal yapıya eklenenlerden oluşan çevrenin yarattığı kimlik elemanlarına yapay çevre elemanları denilmektedir. Yapay çevre elemanları arasında binalar, yapılar, yollar, meydanlar, açık alanlar, yeşil alanlar, donatılar ve sembol niteliğinde elemanlar yer alır.
Toplumsal görüşler, inanışlar, davranışlar ve deneyimler, toplumun sosyo-kültürel yapısını oluşturur. Toplumsal yapı içinde bireylerin yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak için kullandıkları ekonomik tercihler, sosyo-ekonomik özelliklerini tanımlar. Toplumsal kimlik bileşenlerinden sosyo-kültürel özellikler arasında tarihsel, demografik, kurumsal ve kültürel özellikler yer alır. Toplumsal kimlikte sosyo-ekonomik özellikler de bulunmaktadır. Bu özellikler, sürekli üretilen, değişim ve gelişim gösteren kent kimliğine temel oluşturur. Özellikle kolektif bellek mekânlarının gelecek nesillere aktarılması için temsili kent imgeleri dönüştürülürken, eski kimliğin tümüyle yok edilmemesi, eskiden izler bırakılarak yeni imgelerin oluşturulması gerekir.
Kent belleğini ve kimliğini bütünleyen mekânların (sokak, meydan, anıt, müze, hafıza mekanları vb.) korunması için mimari formlar ve kent planları nasıl oluşturulmalı?
NURAN ZEREN GÜLERSOY: Kent belleğini ve kimliğini bütünleyen mekânların korunması için çevre dokusunun tarihsel, doğal, mimari, kültürel ve işlevsel değerlerinin çağdaş koşullara uygun olması, sürdürülebilir gelişimi sağlayacak genel planlama kararlarının belirlenmesi ve bu kararlar çerçevesinde ayrıntılı düzenleme planlarının geliştirilmesi gerekir. Bu alanların korunması için oluşturulan planlarda, sokakların, meydanların, anıtların, müzelerin, hafıza mekânlarının birlikte ele alınıp değerlendirilmesine, yöreye has değerlerin özgün bir anlayışla canlandırılmasına, tarihsel ve mimari değerlerin korunmasına, sürekliliğinin sağlanmasına ve aynı zamanda güncel gereksinimlerin de karşılanmasına çalışılır. Bu alanlarda koruma/gelişme planının uygulama süreci aşağıda gibi oluşturulabilir:
• Koruma/gelişme planlama stratejisinin, stratejik amaçların ve hedeflerin belirlenmesi,
• Planlama alanının çevresel ilişkilerini, doğal, tarihi, kültürel, görsel, işlevsel, sosyal verilerini, sorun ve olanaklarını belirleyen araştırmaların, incelemelerin, değerlendirmelerin ve geleceğe yönelik tahminlerin yapılması,
• Planlama alanına ilişkin verilerin, sorun ve olanakların, belirlenen amaçlara ve hedeflere uygun olarak değerlendirilmesi,
• Planlama alanında koruma ve geliştirme kararlarının verilmesi,
o Planlama alanı ölçeğinde kararlar: Doğal verilerin kullanımına ilişkin kararlar, alan ölçeğinde koruma kararları, işlevsel kararlar, nüfus/yoğunluk kararları, ulaşım kararları, sosyal donatım kararları, teknik donatım kararları,
o Alt birim, sokak ölçeğinde kararlar: Koruma kararları, işlevlere ilişkin kararlar, ulaşım, yaya/taşıt, servis, otopark kararları, peyzaj düzenleme kararları, silüete ilişkin kararlar, sokak dokusu ve sokak donatımı kararları,
o Yapı ölçeğinde mimari forma ilişkin kararlar: Korunacak yapılarda koruma ve müdahale öncelikleri, malzeme ve strüktüre ilişkin kararlar, işlevsel kararlar, yeni yapılanmalara ilişkin kararlar, parsel ölçeğinde kararlar, cephelere ilişkin kararlar.
• Planlama kararlarının planın amaçlarına ve hedeflerine göre test edilmesi,
• Planlama kararlarının gerekli ölçeklerde çizili ve yazılı belgeler hâline getirilmesi,
• Planın uygulamaya konması,
• Geri dönüş, kontrol ve revizyon.
Bu aşamaların tümünde ilgili paydaşların ve yöre halkının katılımının sağlanması gerekir.
Bellek, kimlik, markalaşma gibi kentin tüm dinamiklerini, kentsel kolektif deneyimi ve kentte yaşayanları kapsayan çalışmalarda yerel yönetimler hangi faktörleri göz önünde tutmalı?
NURAN ZEREN GÜLERSOY: Kimlik, bir kentte yaşayan kişilere o kente ait olma duygusu veren, o kentin, diğerlerinden kolayca ayırt edilmesini sağlayan doğal, (insan eliyle) yapma ya da kültürel unsurlar olarak nitelendirilebilir. Bellek ise, kente ilişkin özgün niteliklerin hafızada kalma durumudur. Markalaşma da kente kazandırılan özel kimliğin tüm kullanıcıların veya potansiyel kullanıcıların belleğinde yer etmesi olarak tanımlanabilir.
Kent markalaşması, bir amaç doğrultusunda bir kentle ilgili tüm bilgilerin sembolik bir biçimde şekillendirilmesi olarak da açıklanmaktadır. Markalaşma, kentin rekabet gücünü, mekânsal kalitesini, tarihini, yaşam biçimini ve kültürünü açıklar. Ürün ve hizmetlerin rakiplerine göre farklılığını ve üstünlüğünü belirler. Kullanıcıda, özellikle turistlerde olumlu izler bırakmayı amaçlar, kentsel hizmetlere güven duyulmasında önemli rol oynar. Bu kavram son yıllarda gerek akademisyenlerden gerek turizm sektöründen gerek kent yönetimlerinden ilgi görmektedir. Markalaşma, ulusal/uluslararası tanınırlığı sağlamak ve artırmak için vazgeçilmez bir ön koşul olarak kabul edilmektedir. Marka, bir isim, sözcük, slogan, renk, sembol, tasarım ya da bunların kombinasyonu olabilir.
Kent markalaşması, kent plancılarını, pazarlamacıları, coğrafyacıları, mimarları, turizmcileri ve yerel yönetimleri içine alan çok disiplinli bir alandır. Yerel yönetimlerin, markalaşma çalışmalarında katılımcı bir süreç izlemesi, tüm paydaşları ve yerel halkı bu sürece dahil etmesi beklenir. Yerel yönetimlerin her şeyden önce markalaşma stratejilerini belirlemesi, daha sonra kentlerini diğer kentlerden farklılaştıran çekici kimlik öğelerini saptaması istenir. Bunun için geniş katılımlı, geniş kapsamlı literatür araştırmaları, alan çalışmaları ve paydaş toplantıları yapılması gerekir. Web sitesi, logo, afiş, broşürler aracılığıyla markanın önce kent içinde, yurtiçinde ve yurtdışında tanınırlığının, bilinirliğinin sağlanması istenir. Markanın benimsetilmesi, tanıtımı ve yaygınlaştırılması da özel bir çaba gerektirir. Marka sembolünü, kimliğini yansıtan elemanların kent bütünü ölçeğinden daha alt ölçeğe, kent mobilyalarına kadar tasarlanıp üretilmesi beklenir.
PROF. DR. NURAN ZEREN GÜLERSOY KİMDİR?
İTÜ mezunudur, mimar, şehir ve bölge planlama uzmanıdır. Doğal ve tarihî çevre koruma, kentsel planlanma ve tasarım, çevre ve yaşam kalitesi, ekolojik ve akıllı kentler, afet ve deprem konularında yayınları, araştırma ve uygulama çalışmaları, çeşitli araştırma ve proje yarışmalarında dereceleri, ödülleri bulunmaktadır. ICOMOS CIVVIH Tarihi Kentsel ve Kırsal Yerleşmeler Çalışma Grubu, Europa Nostra Konseyi ve Tema Vakfı Mütevelli Heyeti ve Bilim Kurulu üyesidir. International Planning History Society genel sekreteridir. 1977-2018 yılları arasında İTÜ Mimarlık Fakültesi’nin kadrosunda yer aldı, rektör yardımcılığı, senato üyeliği, İTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü müdürlüğü, İTÜ Şehir ve Bölge Planlaması Bölüm Başkanlığı görevlerinde bulundu. Hâlen FMV Işık Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde Mimarlık Bölüm Başkanlığı görevini sürdürmektedir.